Peygamber Enok’un Kitabı ve Düşmüş Melekler

Peygamber Enok’un Kitabı adlı eser, dinler tarihiyle ilgili şaşırtıcı bilgiler vermekte ve kutsal kitaplarda geçen anlatılara yeni bilgiler eklemektedir. Eski Ahit’in kayıp bölümlerinden biri olduğundan ve kaybolmadan önce apokrif (Yahudi külliyatına ait olan yazılar) kitap olarak sayıldığından, daha sonra ise yasaklı kitaplar arasında sınıflandırıldığından bahsedilmektedir. Uzun yıllar kayıp olan kitap 1773 yılında Habeşistan’da bulunmuştur.

Bu kısa tanıtımdan sonra hızlıca kişisel bir giriş yapacağım;

Yüzyıllar boyunca kayıp olan kitabı artık her kitapçıda bulmanız mümkün, Gündüz Keskin çevirmenliğinde Hermes yayınlarından çıkmış bir kitap. Kitabı 2015’de satın almam ve uzun süredir okumak istememe rağmen bir kenarda bekleyenler arasındaydı ve ancak şimdi okuyabildim. Kitabın içeriğinde ilginize çekebilecek birçok ayrıntı olmasına rağmen özellikle fantastik roman ve filmlerde de karşımıza çıkan düşmüş melekler anlatımını paylaşmak istedim. Öncelikle belirtmeliyim ki burada kitapta geçen her konudan bahsetmeyeceğim ve çok ayrıntıya girmeyeceğim. Ayrıca internette kitabın içeriğinden bahseden başka yazılar bulabileceğiniz gibi dinler tarihine ilginiz varsa önerim kitabı alıp okumanız yönünde.

Şimdi gelelim Enok’un kim olduğuna ve kitabın konusuna…

Enok (Hanok şeklinde de geçiyor), peygamber Nuh’un büyükbabası, Tanrı’yla iletişim kurmuş ve melekler tarafından dünyada olmuş ve olacak olan olayların gösterildiği bir kişidir. 365 yıl yaşadığı, ölümü tatmadığı ve Tanrı tarafından göğe yükseltildiği belirtiliyor. Tevrat’ta, İncil’de ve Kuran’da da Enok’tan farklı şekillerde bahsedildiğini görüyoruz.

Tevrat’tan: ‘’Yeret 162 yaşındayken oğlu Hanok doğdu. Hanok’un doğumundan sonra Yeret 800 yıl daha yaşadı. Başka oğulları, kızları oldu. Yeret toplam 962 yıl yaşadıktan sonra öldü. Hanok 65 yaşındayken oğlu Metuşelah doğdu. Metuşelah’ın doğumundan sonra Hanok 300 yıl Tanrı yolunda yürüdü. Başka oğulları, kızları oldu. Hanok toplam 365 yıl yaşadı. Tanrı yolunda yürüdü, sonra ortadan kayboldu; çünkü tanrı onu yanına almıştı.’’ (Yaratılış 5; 18–24)

İncil’den: ‘’İman sayesinde Hanok ölümü tatmamak üzere yukarı alındı. Kimse onu bulamadı, çünkü Tanrı onu yukarı almıştı. Yukarı alınmadan önce Tanrı’yı hoşnut eden biri olduğuna tanıklık edildi.’’ (İbraniler 11:5)

Bu yukarı alınma anlatımı Kabala da dahil birçok ezoterik ekolü etkilemiş ve gökyüzüne çıkma motifinin başlangıcı olmuştur.

Kuran’da bahsedilen Hz. İdris’in Enok (Hanok) olduğu düşünülmektedir. Aynı zamanda Yunan mitolojisindeki Hermes ile Mısır Tanrısı Thoth ya da Merkür ile de aynı kişi olduğu söylenmektedir.

Enok ’un kitabında anlatılan olayların kaynağı Enok’un vizyonlarıdır, günümüzde vizyonlar sembolik anlatımlar olarak ele alınsa da eski zamanlarda tanrısal mesajlar olarak görülmekteydi. Enok’un vizyonları meleklerle konuşmak, meleklerin ona gösterdikleri ve miraç benzeri bir göğe yükselme yaşadığı sırada gördüklerinden oluşmaktadır.

Kitabın içeriği oldukça geniş olmakla birlikte kutsal kitaplardaki konularla benzerlik gösteriyor. Hatta eserin Tevrat’ın bölümlerinden biri olarak düşünüldüğünü söylemiştik. Kitapta ilk olarak düşmüş melekler, daha sonra Yahudi tarihindeki çeşitli konular ve son olarak öğüt ve cezalandırmalar anlatılmaktadır.

Düşmüş melekler anlatımı özellikle kutsal kitaplarda geçmemesi nedeniyle oldukça dikkat çekicidir. Yasaklı kitap olarak nitelendirilmesi de düşmüş melekler konusundan kaynaklanıyor olabilir. Kim bilir…

Düşmüş Melekler nedir?

Düşmüş melekler, Tanrı’nın buyruğuna karşı gelen veya günaha olan dayanıksızlıkları nedeniyle Tanrı’nın huzurundan uzaklaştırılmış veya cezalandırılmış melekler olarak açıklanmaktadır. Yahudi ve Hristiyanlıkta oldukça tartışma konusu olan bir mesele olduğundan ve apokrif eserlerde görüldüğünden bahsedilmektedir. Özellikle Hristiyanlıkta düşmüş melek olarak, Işık Getiren anlamına da sahip olan Lucifer’i görmekteyiz. Daha sonra ise düşmüş melek Lucifer Şeytan’a dönüşmüştür. İslam’da da şeytan tasviri olmasına rağmen düşmüş melekler şeklinde anlatılmamaktadır. İslam’da, benzer olabilecek fakat farklı bir anlatım olarak cinleri görmekteyiz, öte yandan cinler kötülüğün kaynağı olarak gösterilmez, onların da iyileri ve kötüleri olduğundan bahsedilir. Öte yandan Enok’un Kitabı dünyadaki kötülüğün kaynağının düşmüş meleklerden geldiğini söylemekte ve liderlerinin isimlerini de vermektedir. Sanırım ki bu konu üzerindeki en ayrıntılı metin Enok’un Kitabı…

Düşmüş Meleklerin hikayesi…

İnsanlar dünyaya yayılınca meleklerin bazıları yeryüzündeki insan kızlarının güzelliklerinden şehvet duymuşlar. Liderleri Semyaza, yeryüzüne inelim insan kızlarını kendimize eş olarak alalım ve onlardan çocuklarımız olsun demiş. Fakat büyük bir günahın cezasını tek başına çekmek istememiş, böylece iki yüz kişiden oluşan bir grup melek birbirlerine yemin ederek yeryüzüne inmişler. Kendilerine insanlar arasından eşler seçmişler ve ilişkiye girmişler. Bu ilişki sonucu melek ve insanlardan doğan Nefil’ler olarak adlandırılan devler meydana gelmiş.

‘’Sonra kadınlar hamile kaldı ve boyları 135 metre olan devler doğurdu.’’ Enok’un Kitabı, 7.Bölüm, 11.

Nefil’ler dünyaya yayılarak her şeyi yok etmeye ve dehşet saçmaya başlamışlar. Bütün ürünleri tüketmişler ve artık sıra insanlara gelerek onları da avlamaya başlamışlar. Dünya bu varlıklardan şikayetçi olmuş. Meleklerden Mikail ve Cebrail, Rafael, Suryal, Uriel yeryüzündeki bu çığlıkları duyup, tahribatı görünce durumu Yaratıcı ’ya bildirmiş ve demişler ki:

‘’Sen her şeyi olmadan önce bilirsin. Olanları biliyorsun, izin veriyorsun ama bize tüm bunlar karşısında ne yapacağımızı söylemiyorsun.’’ Enok’un Kitabı, 9. Bölüm, 13.-14.

‘’Sonra En Yüce Olan konuştu.’’ Enok’un Kitabı, 10.Bölüm, 1.

Yaratıcı, Gözcülerin (düşmüş meleklerin) çocuklarının insanların arasından çıkartılmalarını, vakitlerinin az kaldığını bildirmiş. Düşmüş meleklerin yeryüzü üzerinde derin bir çukura atılacakları ve mahşer gününe kadar o çukurda kalacakları bildirilip, çocuklarının ölümlerini görecekleri ve bu konuda hiçbir şey yapamayacakları bildirilmiştir.

Sonra Yaratıcı, Uriel’i Nuh’a göndererek saklanması gerektiğini büyük bir tufan göndereceğini bildirmiş. Dünyanın tohumunun korunması için Nuh’a ne yapması gerektiği gösterilmiş ve böylece tufan başlamış. Böylece melez çocuk Nefil’ler dünyadan silinmiş. Peki düşmüş meleklerin tek suçları melez çocuklara neden olmaları mı? Hayır değil.

Melez çocuklar dünyaya getirerek neden oldukları yıkımın yanı sıra insanlara öğretmemeleri gereken ilimleri öğretmişler. Gökyüzünün sırları olarak adlandırılan ilimleri…

‘’…onlara büyüler öğrettiler. Onları bitkiler konusunda ustalaşmak için kök kesmeyi de öğrettiler.’’ Enok’un Kitabı, 7.Bölüm, 10.

‘’ Azazil insanlara kılıç, bıçak, kalkan ve zırh yapmayı öğretti. Ayrıca onlara metal işçiliklerini gösterdi: Bilezikler, takılar, boya kullanımı, kaşların güzelleştirilmesi, en değerli ve seçkin taşların kullanımı ve topraktan çıkan maddelerin ve metallerin boyanması.

Kötülük arttı. Çok zina işlediler ve yoldan çıktılar.

Semyaza büyü yapmayı ve kök kesmeyi,

Armaros büyü çözülmesini,

Baraqiyeal astrolojiyi,

Kokabel takımyıldızları,

Ezeqeel bulut bilgilerini,

Araqiel toprak bilgilerini,

Shamsiel güneş bilgilerini ve

Sariel de Ay’ın hareketlerini öğretti.

İnsanlık mahvoldukça çığlıkları göklere ulaştı.’’

Enok’un Kitabı, 8. Bölüm, 1.,2.,3.,4.,5.,6.,7.,8.,9.,10.,11.

Buradan yola çıkarak insanlara bu bilgilerin verilmediğini, bunların yasak olduğunu öğrenmiş oluyoruz. Genel itibariyle bilindiği üzere ezoterik öğretilerde de ilim sözlü olarak aktarılmaktaydı, yani bu bilgilerin yazılı hale getirilmesi ve herkese açıklanması doğru görülmüyordu. Buradan mantık yürüterek bilinç düzeyleri gelişmemiş canlıların eline bazı bilgilerin geçmesinin kötüye kullanıma neden olabileceği ve sonucunun felaketlere neden olabileceği anlaşılabilir.

Ayrıca düşmüş meleklere insanlarla birlikte olarak kendilerini kirlettikleri söylenmiş.

‘’…insanların kızlarıyla birlikte oldular, onlarla yattılar, kendilerini kirlettiler

Ve onlara her tür günahı gösterdiler.’’ Enok’un Kitabı, 9.Bölüm, 6.,7.

Günahı gösterme konusunda, az önceki mantık yürütmemiz burada da geçerli olabilir, bilinç olarak olgunlaşmamış bir canlının kötüye meyli daha fazla olacaktır. Onun haricinde neden kirlendikleri veya öyle sayıldıkları kitapta açıklanmamış ama İslam’dan bildiğimiz üzere insanların topraktan yani çamurdan, meleklerin ise nurdan yani ışıktan yaratıldıklarını biliyoruz. Her ne kadar Tanrı’nın nefesiyle insan nefes alıyor olsa da meleklerle mayaları farklı ve nurdan meydana gelmiş bir varlığın çamurla birleşmesi kirlilik olarak görülmüş olabilir. Aynı zamanda çamurdan yaratılan insanın kirli ve meleklerden aşağı görülmesinin Kuran’da İblis’in tavırlarından biri olduğunu görüyoruz.

‘’Hani meleklere, ‘Âdem için saygı ile eğilin’ demiştik, onlar da saygı ile eğilmişlerdi. Yalnız İblis saygı ile eğilmemiş, ‘Hiç ben, çamur halinde yarattığın kimse için saygı ile eğilir miyim?’ demişti.’’ Kur’an-ı Kerim, İsra: 61, Diyanet İşleri Başkanlığı

Bu bağlantıyla ne yapacağız şimdi diyebilirsiniz tabi ben de tam olarak bilmiyorum ama benzer şeyleri okuyunca eklemeden geçemedim. Belki de meleklerin sorgulama ve seçme özgürlükleri olmasına rağmen sürekli iyiyi seçmeleri fakat insanların böyle bir kabiliyete sahip olmaması meleklerin kendilerini üstün görmelerine neden olmuş olabilir. Kim bilir, ihtimal dahilinde…

Kendi adıma yeni öğrendiğim bir şeyi de paylaşmak isterim, yukarıdaki yorumumla bağlantılı olarak. Belki de cahilliğimden, meleklerin sorgusuz sualsiz Tanrı sözünü yerine getirdiklerini düşünürdüm fakat öyle olmadığını öğrendim. Prof. Dr. M. Sait Şimşek’in Yaratılış Olayı kitabında meleklerin de sorguladığı fakat her zaman Tanrı’nın sözünü ve iyiyi seçtikleri anlatılıyor, zaten bu nedenle Yaratıcının yanındalar. Şeytan olarak anlatılan Lucifer ise Yaratıcının sözünü dinlemeyip ters düşen meleklerden.

Ayrıca Yaratılış Olayı adlı kitapta açıklanan konumuzla bağlantılı olabilecek bir konu daha var. O da Adem’in yaratılış hikayesi…

‘’ Hani, Rabbin meleklere, “Ben yeryüzünde bir halife yaratacağım” demişti. Onlar, “Orada bozgunculuk yapacak, kan dökecek birini mi yaratacaksın? Oysa biz sana hamdederek daima seni tesbih ve takdis ediyoruz.” demişler, Allah da, “Ben sizin bilmediğinizi bilirim” demişti.’’ Kur’an-ı Kerim, Bakara: 30, Diyanet İşleri Başkanlığı

Buradan yola çıkarak, meleklerin bozgunculuk yaratacak birini mi yaratacaksın sorusu onların da düşünebildiği ve sorgulayabildiklerinin kanıtı ve aslında kendilerinin yeryüzünün halifesi olmaları gerektiğini ifade ettikleri olarak yorumlanmaktadır. Ayrıca yine meleklerin Adem’in veya insan soyunun bozgunculuk yapacağını ve kan dökeceğini bildikleri dolayısıyla Adem’in yeryüzündeki ilk insan olmayabileceği, başka insanların veya insanlardan önce yaratılmış olan başka cin topluluklarının yerine Adem’in yeryüzüne halife olarak yaratıldığı yorumu yapılmaktadır. Eğer Kuran’daki bu anlatımı Adem’in ilk insan olmadığı ondan öncekilerin yerine halife olarak yaratıldığı yorumunu kabul edersek, Adem’in düşmüş melekler ve o dönemdeki insanların yerine yaratıldığı sonucunu çıkarabilir miyiz… tabi işin içinde bir de Nuh anlatımı var, düşmüş meleklerin cezalandırılmalarıyla Nuh Tufanı arasındaki zaman bildirilmemiş.

Tabi ki bunlar varsayımlar ve kanıta dayalı değiller. Konu üzerine çok daha derinlemesine araştırma yapılması gerekir. Her iki kitapta anlatılan konuların farklı kaynaklardan ve farklı görüşlerin yorumlarını dikkate alarak okunması daha sağlıklı olur. Belirtmekte fayda var.

Cinler, iblisin hikayesi ve Azazil isminin farklı yerlerde geçmesi gibi düşmüş melekler nezdinde anlatılması gereken daha birçok ayrıntı da var fakat burada daha fazla uzatmak istemiyorum çünkü bu konular bana hiçbir zaman sonu gelmeyecek anlatımlar gibi geliyor ve istediğimiz kadar hikâyeyi birbirine bağlayabileceğimiz alanlar…

Şimdilik bu kadar… Başka bir yazıda, başka bir ilginç hikâyede görüşmek üzere…

Yazıda geçen kaynaklar:

Peygamber Enok’un Kitabı, Çev. Günyüz Keskin, Hermes Yayınları, 5. Baskı, 2014, İstanbul

Kur’an-ı Kerim, Diyanet İşleri Başkanlığı

Yaratılış Olayı, Prof. Dr. M. Sait Şimşek, Beyan Yayınları, 1998, İstanbul

(Yazı içindeki bilgiler Peygamber Enok’un Kitabı önsöz bölümündeki Erhan Altunay’ın yazısından alınmıştır. Yaratılış Olayı kitabından verilen bilgilerin yorumları da kitaba bağlı kalınarak yapılmıştır.)

Görseller:

http://mapassionlabible.canalblog.com/archives/2013/09/07/27969735.html

http://mapassionlabible.canalblog.com/archives/2013/09/07/27969735.html

https://readingacts.com/2016/05/31/the-fallen-angels-1-enoch-6-8/

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s